İnsanlar Selfie Çekmek İçin Duruyorsa, Reklamınız Çoktan Başlamıştır
|
|
3 min
|
|
3 min
Table of contents
Bir işletmenin sosyal medyada büyümesi için artık yalnızca iyi ürünler satması veya kaliteli hizmet vermesi yeterli değil. Çünkü günümüzde müşteriler sadece tüketmiyor; aynı zamanda içerik de üretiyor.
İnsanlar gittikleri restoranları, konakladıkları otelleri, çalıştıkları kafeleri ve ziyaret ettikleri mağazaları sosyal medya hesaplarında paylaşmayı seviyor. İlginç olan ise çoğu zaman paylaşılan ilk şeyin ürün değil, mekanın kendisi olması.
Bir kahve sipariş edilmeden önce giriş tabelasının fotoğrafı çekiliyor.
Yemek masaya gelmeden önce dekor paylaşımı yapılıyor.
Check-in yapılmadan önce lobi hikayelerde yerini alıyor.
İşte bu nedenle işletme tabelaları artık sadece yönlendirme amaçlı kullanılan ürünler değil. Doğru tasarlandığında markanızın sosyal medya stratejisinin önemli bir parçasına dönüşebiliyor.
Birçok işletme sosyal medya hesaplarına ciddi bütçeler ayırıyor. Profesyonel fotoğraf çekimleri yaptırıyor, reklam kampanyaları yürütüyor, influencer iş birlikleri planlıyor.
Ancak çoğu zaman gözden kaçan bir gerçek var:
Müşteri işletmenin Instagram hesabını görmeden önce işletmenin kendisini görüyor.
Sokaktan geçen bir kişi ilk olarak giriş tabelasıyla karşılaşıyor. İlk izlenim burada oluşuyor. Eğer giriş alanı dikkat çekici değilse, sosyal medya için ne kadar içerik üretirseniz üretin insanların sizi hatırlaması zorlaşıyor.
Buna karşılık güçlü bir dış cephe tasarımı ve profesyonel bir işletme tabelası markanın daha ilk saniyede akılda kalmasını sağlıyor.
Özellikle özel renklerde üretilen metal tabelalar, kabartma harf uygulamaları, pirinç detaylı çözümler ve çift taraflı duvar tabelaları markanın premium algısını önemli ölçüde yükseltiyor.
Bu sorunun cevabı aslında oldukça basit.
İnsanlar kendilerini iyi gösteren mekanları paylaşmayı seviyor.
Sosyal medya platformlarında her gün milyonlarca mekan fotoğrafı yükleniyor. Fakat bunların önemli bir kısmı tesadüfen oluşmuyor. Başarılı işletmeler müşterilerinin fotoğraf çekmek isteyeceği alanları bilinçli olarak tasarlıyor.
Duvar yazıları.
Logo panoları.
Dekoratif yönlendirmeler.
Özel tasarlanmış giriş alanları.
Markalı aynalar.
Aydınlatmalı logo uygulamaları.
Tüm bunlar müşterinin telefonunu cebinden çıkarma ihtimalini artırıyor.
Telefon çıktığında ise ücretsiz reklam süreci başlamış oluyor.
Son yıllarda özellikle Avrupa ve Amerika'daki kafe ve restoran zincirlerinde dikkat çeken bir trend var.
Mekanlar özel olarak "fotoğraf noktaları" tasarlıyor.
Bunlar bazen neon yazılar oluyor, bazen duvar grafikleri, bazen de aynalı panolar.
Özellikle aynalı kaldırım tabelaları son dönemde oldukça dikkat çekiyor. İşletmenin önüne yerleştirilen bu panoların ayna yüzeyine marka logosu, slogan veya kampanya mesajı uygulanabiliyor.
İnsanlar aynada kendilerini görüp fotoğraf çekiyor.
İşletmenin logosu da doğal olarak fotoğrafın bir parçası haline geliyor.
Bu durum markanın müşteri tarafından gönüllü olarak paylaşılmasını sağlıyor.
Üstelik bu paylaşımlar reklam içeriklerinden çok daha güvenilir algılanıyor. Çünkü insanlar markaların kendileri hakkında söylediklerinden çok, diğer insanların deneyimlerine güveniyor.
Bir restoran seçerken ne yapıyorsunuz?
Muhtemelen Google puanına bakıyorsunuz.
Bir otel rezervasyonu yaparken?
Yorumları inceliyorsunuz.
Bir güzellik merkezi araştırırken?
Müşteri fotoğraflarına göz atıyorsunuz.
Araştırmalar kullanıcıların büyük bölümünün işletme seçmeden önce yorumları kontrol ettiğini gösteriyor.
Peki birçok işletmenin atladığı nokta ne?
Yorum bırakmayı kolaylaştırmak.
Bugün QR kod teknolojisi sayesinde müşterileri saniyeler içinde yorum sayfasına yönlendirmek mümkün.
Masaüstü QR kod standları, banko üzeri bilgilendirme panoları veya masa numaraları üzerine eklenen QR kodlar sayesinde müşteriler tek dokunuşla yorum bırakabiliyor.
Yorum istemek yerine yorum bırakmayı kolaylaştırmak çok daha etkili bir yöntemdir.
Geleneksel bakış açısına göre masa numarası sadece servis personeline yardımcı olur.
Ancak günümüzde masa numaraları çok daha fazlasını yapabiliyor.
Özel üretim metal masa numaralarının üzerine;
Instagram hesabı,
TikTok hesabı,
Google yorum bağlantısı,
Dijital menü QR kodu,
Sadakat programı bağlantısı,
Kampanya sayfası
eklenebiliyor.
Böylece masada duran küçük bir ürün gün boyunca yüzlerce müşteriyi dijital kanallara yönlendiren sessiz bir pazarlama aracına dönüşüyor.
Birçok işletme takipçi kazanmak için sürekli reklam bütçesi ayırıyor.
Oysa fiziksel mekanda yapılacak küçük dokunuşlar çok daha düşük maliyetle etkili sonuçlar verebilir.
Örneğin kasa yanında bulunan bir QR kod standı müşterileri Instagram hesabına yönlendirebilir.
Bir kampanya panosu sosyal medya çekilişini duyurabilir.
Bir masaüstü bilgilendirme standı müşterileri yeni açılan şubeye yönlendirebilir.
Bir duvar tabelası markanın kullandığı hashtag'i görünür hale getirebilir.
Bu tür uygulamalar reklam bütçesi gerektirmeden organik büyümeye katkı sağlar.
Marka görünürlüğü sadece logo kullanmak değildir.
Asıl önemli olan müşterinin markayı her noktada aynı şekilde deneyimlemesidir.
Giriş tabelasında gördüğü renkleri masa numarasında görmesi,
Masa numarasında gördüğü logoyu QR kod standında tekrar görmesi,
QR kodla ulaştığı sosyal medya hesabında aynı tasarım diliyle karşılaşması,
güçlü bir marka algısı oluşturur.
Bu yüzden başarılı işletmeler tabela, yönlendirme ürünleri, masaüstü çözümler ve dijital deneyimi birbirinden ayrı düşünmez.
Hepsini aynı hikayenin parçaları olarak görür.
İyi tasarlanmış bir işletme tabelası yalnızca yerinizi göstermez.
Fotoğraf çektirir.
Yorum toplar.
Takipçi kazandırır.
Konum paylaşımı yaptırır.
Marka bilinirliği oluşturur.
Google görünürlüğünü artırır.
Müşteriyi dijital kanallara yönlendirir.
Kısacası fiziksel dünyayla dijital dünya arasında köprü kurar.
Bugünün en başarılı işletmeleri bunu çoktan fark etti. Çünkü artık insanlar önce fotoğrafınızı çekiyor, sonra sizi takip ediyor.